![]()


Sufizm'in Tanımıİslam Sufizmi Okulu M.T.O. Shahmaghsoudi'nin zamanımızdaki Oveysi Piri olan Mevlana Salahettin Ali Nadir Anga, "Sufizm" adlı kitabında şöyle der: "Sufizm, peygamberlerin öğretilerinin çekirdeğidir, peygamberlerin yoludur. İnsanlığın varlığından beri mevcuttur; çünkü çekirdeği her insanın kalbindedir. Allah her çağda "kendisi"yle ilgili bilgi vermeleri için peygamberler göndermiştir. Bunlardan bazıları Zerdüşt, Musa, Buda, Davud, İsa ve Muhammet‘tir. Her peygamber insanlığa, kendilerine özgü öğretiler getirmiştir. Bunlar, fark edildiği ve düstur edinildiği (hakim olunulduğu veya içselleştirildiği) zaman kişiyi içsel (manevi) seferinde Allah’a yaklaştıran öğretilerdir." Dokuzuncu yüzyılın en önemli mutasavvıfı olan Bayezid Bestami, Sufizm'in tarihini şöyle anlatıyor: "Tohmu Adem zamanında atılmış, Nuh zamanında filizlenmiş, İbrahim zamanında çiçek açmış, üzümleri Musa zamanında şekillenmiş, İsa zamanında olgunlaşmış, Muhammet zamanında ise şaraba dönüşmüştür. Sufizm'in özünü oluşturan "irfan" kelimesi "fark etmek, bilmek" anlamındadır ve marifet kelimesinden türemiştir. Bu bağlamda anlamı, varoluşun gerçeklerini fark edip ilahi bilgi ve sırlarla donanarak "kendini tanımak"tır. Bu, peygamberlerin yoludur. Sufizm, her insana, her şeyi bilme yeteneğinin doğuştan verildiğini, fakat içtenlikle (sadakatle) aranmadığı sürece de bu bilgiye ulaşılamayacağını öğretir. Bu dünyadaki hayatta peygamberlerin öğretilerindeki ilahi gerçekler tamamen tecrübe edilmezse (yaşanmazsa), hiçbir zaman fark edilemeyecektir). (Öbür hayatta tecrübe edilemeyecektir). Sufizm genellikle İslamın mistik (gizli) boyutu olarak kabul edilir. Sufizm'de mistik olan nedir? Mistik kelimesi gizli olan ve bilinmeyen anlamı yüklenerek açıklanır. Bizzat tecrübe etmeyenler için bir sır, tecrübe edenler içinse somut bir gerçekliktir. Kendini tanıma ve ölümsüzlüğü arama, evrenseldir. Mutlak gerçeği bulma hayatlarının en önemli amacı olan ve aradıklarına bir cevap buluncaya kadar da bundan vazgeçmeyenlere, "Mistikler (Sufiler)" denir. Mistik tecrübe; bağımsızlık duygusu, özgürlük, kendinden geçme (ekstaze), vahdet, hoşnutluk, bereket, merhamet, bilgi (fark etme), sevinç ve sevgi kavramları ile açıklanır. Sufizm, İslam'ın çekirdeğidir (özüdür). Sufiler, İslam'ın şekilsel kurallarını da tam olarak uygularlar. Günlük ibadetlerini yaparlar, kutsal Ramazan ayında oruç tutarlar, zekat verirler v.s. Diğer inananlardan farklı olan yanlarıysa gerçeği, manevi boyutlarındaki gelişmelerle tanımalarıdır. Sufiler, yukarıda söz ettiğimiz hareketlerin her birinin ve buna ek olarak onların şeklinin, varoluşun en yüce mertebesine ulaştıran içsel ve manevi gerçekliği barındırdığına inanırlar. Örneğin samimiyetten uzak bir dua, kof sözcüklerden oluşan bir ezberin tekrarı gibidir. Bu ise boş bardaktan su içmek istemeye benzer. Zamanımızın Arif'i Hazreti Salahaddin Nadir Anga, "Dinin Gerçeği Sufizm" adlı eserinde Sufizm'i şöyle tanımlar: Sufizm genelde İslam'ın mistik boyutu olarak kabul edilir. Sufizm'in kökü çok çeşitli şekilde açıklanıp yorumlandığı halde, ben Sufizm'i kendi tecrübe ettiğim şekliyle şöyle tarif etmek istiyorum: Sufizm, dinin gerçeğidir. Bundan kastım, kendi içinde Allah'ı tecrübe etme, en yüce bilgiyi tanıma, O'na teslim olma ve O'nu kendi ruhuyla ve kalbiyle sevmedir. Benim farkına vardığım (keşfettiğim) dinin gerçeği (özü) budur.
|
|