
- MTO Shahmaghsoudi'nin Tarihi
- Hazreti Celaleddin Ali Mir Abulfazl Anga
- Hazreti Mir Gudbettin Muhammet Anga
- Mevlana Şah Maksud Sadık Anga
- Zamanımızın Sufi Pir'i
Hazreti Salahettin Ali Nadir Anga
M.T.O. Shahmaghsoudi'nin Zamanımızdaki Sufi Üstadı
Hazreti Pir olarak tanınan Mevlana Salahettin Ali Nadir Anga, kökeni 1400 yıl öncesine Hazreti Muhammet (sallallahu vesellem) zamanına kadar uzanan ve günümüze kadar da aksamadan süregelen Sufi Üstadlarının 42.'sidir. Hazreti Peygamber'in İslam üzerine manevi bilgileri, İmam Ali'ye (aleyhisselama), Veysel Karani’ye ve Salman Farsi’ye devredilmiş ve onlardan da Sufi üstadlarına geçmiştir.

Hazreti Pir, 30 Eylül 1945 yılında, bir Pazar gününün öğlen vakti Tahran'da (İran'da) dünyaya gelmiştir. Manevi yolculuğuna kendisindeki kabiliyet ilk fark edildiğinde, henüz çocukken başlamıştır. On bir yıl, 40. Oveysi Okulu Sufi üstadı olan büyükbabasının gözetiminde eğitilmiştir. Eğitimine, babası 41. Oveysi okulu (Maktab Tarighat Oveyssi) Sufi üstadı olan, Mevlana Şah Maksud Sadık Anga (Prof. Anga) kılavuzluğunda devam etmiştir.
4 Eylül 1970’te babası Hazreti Şah Maksud Nadir Anga'nın manevi kılavuzluğunu tasdik ederek Fakr Hırkasını (ihtiyaçsızlık) teslim etmiştir.
Prof. Anga’nın oğluna olan sevgisi, saygısı ve güveni o kadar büyüktü ki, bir çok eserinde oğlundan sonsuz bir şefkatle bahsetmiştir. Bu eserler: Sırr-ul Hacer, Hamaseyi Hayat, Mesnevi Şahid ve Maşud, Seyr-il Sa’er, Tayr-il Nadir, Al Rasa’el, Fakr ve Sufizm'in Prensipleri.
Gazaliyat kitabında şöyle demiştir:
O, gönülleri fetheden, çeşm-i siyah, kalbleri titreten.
Bakışları mest eder, nergislerden güzel.
O gül destesi, güzel sevgili, güneşin parıltısı.
Selvi boylu, endamı güzel
Ya yasemin, ya talk, ya ay, ya da saf gümüş
Ya kevser suyu, ya mücevher ya da büyük mahşer
ya sabah ışığı ya beyaz gerdanlı billur.
Ya Sina Dağı’nın nuru ya da Musa’nın nur saçan eli.
beni mi o yoksa ateşte üzerlik tohumu.
Saçının telleri lüle lüle, sevgilinin lüleleri gibi.
Hem kupa hem bade hem kadeh hem de cam-ı cem.
Ya şarab-ı laldır o,
Ya da sarhoşluk.
Bu şeker kabı mı yoksa onun ağzı,
Ab-ı Hayattır o.
Dişleri inci gibi ya da sedef, parlak incidir.
Hilâl ışığı mı parladı, yoksa kaşları mı hilâl içinde.
Kirpikleri ordudur, korkusuz, mest olmuş.
Sinesi açık seher aydınlığı.
O, yorumu yapılamayan bir rüya gibi.
Ciğer parem, kalbe baglı olan misk ahusu gibi.
Gözyaşımdan, seller ummana dönüştü.
O Mevlana ruhu ki, sihirli söyleriyle ta o zaman: "En Yüce Nokta Nadir’dir, ki o Nadir Anga’dır." demişti.
Profesör Anga yukarıdaki şiirde Mevlana'dan bahsederken, Mevlana Celaleddin Rumi’nin Hazreti Pir’e yazdığı şiire atıfta bulunmuştur. Sufizm geleneğinde Sufi’ler, yüzyıllar sonra olabilecek olayları önceden görebilme yeteniği sağlayan manevi uzak görüşlülükleriyle tanınırlar. Mevlana Celaleddin Rumi, Divan-ı Şemsi Tebriz adlı eserinde Hz. Pir üzerine şöyle yazmıştır:1
O, güzel gülistanın, baharın, kokusudur.
Yarin bu kokusu, cihanı süsler, canlara can verir.
Öyle bir koku ki ondan gelen, kainatın her zerresini mest eder.
Böyle bir koku yeryüzünden olamaz, ancak yükseklerdendir
Gökteki yıldızlar "Bu nasıl bir güneş?"
Deryadaki balıklar "bu hışırtı, herşeyi etkileyen olay nedir acaba?" diye sorarlar.
Işığı, güneş ışığı gibidir ve herşeyi güneş gibi parlatır.
Gümüş renkli Ay'ın ruhunu kıskandıran, güzel yüzlü.
Birkaç zaman sonra Hüsn-ü Yusuf güzelliğinde gelecek, 2
Bu ne güzellik ve iyilik. Hurileri bile hayran bırakan.
Bu ne hayran edici bir Hızır’dır ki, kendisi Ab-ı Hayat olmuş ve dağıtan sakisi.
"En Yüce Nokta Nadir’dir, ki o Nadir Anga’dır".
'inne fetahna (Allah'ın zaferi)'nın alevi Doğu ve Batı'yı kapladı.
O, Mevlana’nın göz bebeği, hayatı ve canıdır.
Neyi gizliyorsun? Gizleme! Zahir ve mutlak olanı söyle!
O, Allah'ın Zaferi'nin sancağı ve Şah‛ımızın askeridir.
Her iki alemin barışı ve koruyucusu.
Zor günlerin yardımcısı ve yarınların kefili.
Dünyayanın çarkına başka türlü dönmeyi öğretti, hareket ve değişim dolu.
Bu aşk nedir ey Hüdavent, hayran edici bir sevda.
Ey hoş sedalı ki ,senin şarkın her gönüle ulaşır.
Anlat, onun deryanın incisi olduğunu.
Hazreti Pir, görevlendirildiği andan itibaren kendisine eğitimi boyunca öğretilmiş olan sorumlulukları ve yükümlülükleri yerine getirmeye başlamıştır ve bunu da başarıyla sürdürmektedir. En önemli başarısı; Tahran yakınlarındaki Karaç’ta bulunan ve Sufi Abat olarak tanınan Sufi Merkezi’ni tasarlamak, yapmak ve denetlemektir. Dr. Ronald Grisell İran’a seyahat ederek Sufi Abat’taki Üveysi Sufi Okulu Maktab Tarighat Oveyssi’yi ziyaret etmek istemiş ve bu konuda kendisine izin verilmiştir. Kaleme aldığı "Sufizm" adlı eserinin bir bölümünü Karac’daki okula ayırmış ve bu muhteşem merkezi detaylarıyla anlatmıştır.3
50’li yılların sonlarına doğru Profesör Anga’yı Tahran’da ziyaret eden saygın Mısır’lı öğrenci Seyit Muhammet Ebu’l Mecit, o zamanlar henüz çocuk olan Hazreti Pir’i görünce çok etkilenerek aşağıdaki dizeleri yazmıştır.
Ey Anga! Mübarek sarayında nur saçan bir gül mekanı var ki
O mekanda o büyük bir dal olan Nadir Gülü yaşar, Peygamberlerin bıraktıklarını okuyan ve ezeli nurun devamı.
Gönlümün evinde sonsuz bir melodi yaşar ve bana der ki: "Hakikat Nadir'dir, Nadir".
1979 yılında babasıyla birlikte Amerika Birleşik Devletlerine yerleştikten sonra Hazreti Pir, babasının isteğine uygun olarak kutsal öğretiyi geniş kitlelere duyurup hizmetine sunmaktadır. Babasının bizzat gözetimi ve yönetiminde kısa süre zarfında, Sufizm oturumları ABD’nin bir çok şehrine yayılmıştır. Hazreti Şah Maksud’un vefatından sonra bütün İslam’ın gerçek mesajını yayma sorumluluğu kendisinin omuzlarındadır. Bu sorumluluğu kendisi büyük bir aşk ve şevkle üstlenmiştir ve o günden beri durmadan dinlenmeden insanları doğru yola sevketmek, yardım etmek ve bilgilendirmek için çaba sarfetmektedir. Kendisinin amacı insanlara idioljilerine, zihniyetlerine veya dini eğitimlerine bakmadan hiç ayrım yapmadan İslam’ın gerçek özelliklerini tanıtmaktır.
Hazreti Pir’in bilgisi yalnızca gizli ilimler veya kutsal bilim dallarına (kutsal harf bilimi, simya v.s.)’ye dayanmamaktadır. Fizik, matematik, astronomi, astrofizik, kuantenmekanik, biofizik, filozofi, şiir ve mimarlık dallarını da kapsamaktadır. Bunun haricinde Hazreti Pir Myonen-Işınları üreten bir alet icat etmiştir. Bu alet sinir hücrelerinin tedavisinde kullanılan Myonterapi ışınlarıdır ve insan bünyesinin başka sistemlerinin tedavisi için de kullanılabilir.
Hazreti Pir‛in görüşleri, algılama gücü, sağlam ve dürüst ruhluluğu hem öğrencileri hem de bütün dünyadaki bilim adamları tarafından takdir ve kabul görmektedir. Hazreti Pir Avrupa ve Amerika‛nın bir çok önde gelen üniversitelerinde veya diğer bilim ve pädagoji enstitülerinde konferanslar vermiştir. Konferansları İslamın manevi derinliğinin bilimsel olarak tanımlanması ve günümüzdeki önemi üzerinedir. Hazrat Pir’e göre, insanlar içlerindeki mevcut olan iyiliği, yeteneği ve gücü geliştirirse, ancak o zaman gerçek dinginliği, emniyeti, özgürlüğü ve insani değerleri yaşayabileceklerdir.
Hazrat Pir’in 50’nin üzerindeki nazım ve nesir eserlerinden bazıları şunlardır: Barış, Gizli Söz, Yaklaşan Ahd, Mesnevi Ravayeh, Fısıldayan Anlar, Sufizm Kokusu, Sufizm ve Barış, Sufizm ve İrfan, Sufizm ve İslam, Ben Teorisi "Theory I", Dinin Gerçeği Sufizm, Dinler Arasındaki Köprü Sufizm, ve Dahm.
|
Islamic Sufism Geneology Tehran University Publications |